Dr. Adnan GÜZEL

Dr. Adnan GÜZEL

Finans, Havacılık Finansmanı

Döviz Kurlarının Havacılık Firmalarının Mali Yapısı ve Rekabet Gücüne Etkisi..

03 Ekim 2020 - 17:29

Son iki hafta içinde döviz kurları dalgalı bir seyir izledi. Euro 9’u geçti, Dolar 7.60’ı aştı. Bir önceki yazımızın sonuç kısmındaki beklentimize uygun olarak Merkez Bankası’nın politika faizini % 8.25’den % 10.25’e artırması sonucu döviz kurları “şimdilik” sakinledi.

Ancak daha istikrarlı bir döviz kuru için başta yapısal reformlar olmak üzere yapılması gereken çok şey var.
 
Döviz kurları ne olacak?
Döviz kuru değişimlerinin ekonomi üzerindeki etkileri nedeniyle, finansçıların da bireylerin de üzerinde en fazla düşündükleri soru budur. Sonuçta; kur ya artacak ya da düşecek, tahmininizin doğru çıkma olasılığı yüzde elli. Zaman zaman döviz kurlarının yönünü doğru tahmin eden herkes ekonomi ve finansı bildiği yanılgısına düşer.
 
Oysa ki;
Dünyada ve Türkiye’de siz fark etmeseniz de en büyük finansal piyasa döviz piyasalarıdır. Tüm dünyada 24 saat açık olan, hiç kapanmayan, evrensel bir piyasa olduğundan tahmini en zor finansal piyasa türü döviz piyasalarıdır.
 
Bu nedenle;
Dalgalı kur sisteminin geçerli olduğu günümüzde, bu sorunun cevaplanması neredeyse olanaksızdır.

 
Tasarruflarını döviz hesaplarında veya dövize dayalı menkul kıymetlerde değerlendirenler, kur artışından olumlu etkilenirken, döviz üzerinden borçlananlar, borçlarını hedge etmeyenler (kur artışına karşı sigorta yapmayanlar), üretimi ithal girdilere dayalı olan firmalar kur artışından olumsuz etkilenmektedirler. Kambiyo zararları nedeniyle, firmaların kârlılıkları düşmekte, işsizlik ve enflasyon oranları yükselmektedir. Aslında, döviz kurlarındaki artış, ekonomik beklentileri de kötüleştirdiğinden hemen hemen her bireyi, her firmayı olumsuz etkilemektedir.
 
Peki, döviz kurundaki dalgalanmalar havacılık sektörünü nasıl etkiliyor?
Uluslararası havayolu firmaları, uluslararası rekabetin doğrudan ve en yoğun yaşandığı firmalardır. Günümüzde havayolları, aynı rotada hizmet veren birçok farklı ülkenin havayolu firmalarının rekabetiyle karşı karşıyadır. Bir firmanın rekabet gücü, maliyetlerine büyük ölçüde bağlıdır. Bir havayolunun en önemli maliyet unsuru ve dolayısıyla rekabet gücünün temel belirleyicisi de, ülke ekonomisindeki döviz kurlarıdır.

Döviz kurlarındaki değişiklikler, uluslararası havayollarını çeşitli şekillerde etkileyebilir. İç ve dış hat trafiğindeki akışa bağlı olarak yolcu ve kargo gelirleri, borçların ülke para birimi türünden değeri ve firma varlıklarının değerlerini etkileyecektir.

Son 15 yılda 16 havayolu şirketi ekonomik nedenler, yükselen maliyetler veya risklerin yanlış yönetilmesi nedeniyle sektörden çekildi.

Sektörün en büyük firması THY’nin yılın ilk altı ayında 4 milyar 257 milyon TL zarar ettiği, bu zararda salgının etkilerinin yanı sıra 9 milyar doları aşkın döviz açığının etkisi olduğu görülmektedir.

Döviz kurlarındaki dalgalanmalar sektördeki tüm firmaların mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını olumsuz yönde etkileyebilir. ABD doları/Türk lirası, ABD doları/Euro veya Euro/Türk lirası kurlarına dayalı riskler havacılık kuruluşlarının (özellikle banka kredileri ve finansal kiralamalardan kaynaklanan finansal borçları olan havacılık firmalarının) mali durumları ve faaliyet sonuçlarını olumsuz etkilemektedir. Havayolu işletmelerinin işletme giderlerinin önemli bir kısmını finansal kiralama ödemeleri, yakıt giderleri ile bakım giderlerinden oluşmaktadır. En önemli yatırım harcaması uçak ve yedek parça alımları olup, bunlar da genellikle yabancı para üzerinden olduğundan kur riski taşımaktadır.

Görüldüğü kadarıyla havayolu işletmelerinin büyük bir bölümü, yakıt fiyatları ve döviz kurlarındaki yükselme riskini yönetmek ve bu tür risklerini azaltmak amacıyla finansal riskten korunma işlemleri yapmaktadır.

Firmalar yakıt fiyatları veya döviz kurları gibi finansal risklerinin yarıya yakın kısmını genellikle çeşitli opsiyon (en çok kullanılan yöntem two way collar hedge option), swap ve diğer türev ürünlerle yönetmektedir. Ancak, finansal risklerden korunma yöntemleri ile risklerin tamamı yönetilemeyeceğinden tam bir korunma sağlanabildiğini söylemek zordur.

Diğer yandan, finansal risklerden korunma araçları genellikle yakıt fiyatlarındaki artışlar ile döviz kurlarındaki yükselişlerden korunmak amacıyla yapıldığından finansal riskten korunma, aynı zamanda, az bir ihtimal olsa da yakıt fiyatları ve kurlardaki olası düşüşlerden yararlanabilmeyi engellemektedir.

Sonuçta döviz kurlarındaki istikrarsızlık, yalnız havacılık sektörünü değil tüm sektörleri olumsuz etkilemekte, enflasyonu artırmakta, rekabet yapısını olumsuz etkilemekte, maliyetleri yükseltmektedir. Bu nedenle, döviz kurları hem hükümetler ve hem de merkez bankaları için doğru yönetilmesi gereken bir alandır.

Merkez Bankası;
Etkin bir para politikası uygulayarak piyasayı yönlendirmeli, hükümet ise mali disipline daha fazla önem vermeli, yapısal reformlar hızlandırılmalı, üretim ve yatırımların artırılması için bireylerin her şeyden önce “Türkiye'nin geleceğinde kendilerine de bir yer açılacağı konusunda” umutları yeşertilmelidir.
 
Sevgilerimle,
Dr. Adnan GÜZEL
 
 

Bu yazı 4382defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum