Dr. Evren ÖZŞAHİN

Dr. Evren ÖZŞAHİN

Uçuşa Elverişlilik, Günümüzün ve Geleceğin Hava Araçları

TAŞIMA mı, KALDIRMA mı?

09 Eylül 2020 - 18:16

1991 yılında, gerçek bir uçağa dokunduğum ve uçtuğum günlerin üzerinden neredeyse 30 yıl geçti. O günden beri havacılıktan hiç kopmadım ve çok farklı alanlarında görev yaptım.
 
Bunların arasında;
En uzun zamanı geçirdiğim ve halen aktif olarak içinde bulunduğum bölüm eğitimdir. Uçak bakım ve modernizasyon görevlerindeyken de eğitimden hiç uzak kalmadığım gibi, havacılığın hangi alanında olursanız olun, işinizi doğru ve emniyetli biçimde yapmanın ve gelişmenin anahtarının eğitim olduğunu farklı vesilelerle tecrübe ettim.

Verdiğiniz ya da aldığınız bir eğitimin ne kadar verimli olduğunu belirlemenin bilimsel araçlarının dışında, duygusal bir yolunun da olduğunu düşünenlerdenim.
 
Eğer;
Dersten çıktığınızda, tıpkı çok sevdiğiniz bir yiyeceğin damağınızda bıraktığı tat gibi, yüzünüzde bir tebessüm ve içinizde bir huzur varsa, aynı duyguyu yenden hissetmek istiyorsanız, o dersin sizin için anlamı büyüktür.
 
Bir öğretmen olarak;
Yukarıda tarif etmeye çalıştığım duyguyu hissetmenin ve bunu öğrencilerle paylaşabilmenin yollarından biri de ortak bir dil kullanmaktır. Tüm bilimsel alanlarda olduğu gibi, havacılıkta da hâkim dil İngilizce’dir. Teknik dokümanların sıklıkla ve orijinal dili olan İngilizce olarak kullanıldığı havacılıkta, ana dilimiz Türkçe’nin de temel kavramlar açısından bir yere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında, çok da kolay olmayan, yarı İngilizce yarı Türkçe’ye alışkın havacılar için kabulü zor bir konudan bahsediyorum.
 
Ancak;
Bazı terimlerin Türkçe karşılıklarındaki karmaşanın ortadan kaldırılması adına üzerime düşeni, derslerde yaptığım gibi, geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabildiğim bu mecrada da yapacağım.
 
Bu konuda yazacağım muhtelif yazıların ilkinde, taşıma ve kaldırma kavramlarına açıklık getirmek istiyorum:
İngilizce “lift” kelimesinin karşılığı olarak kullanılan “taşıma” ve “kaldırma” kelimelerinin hangisinin doğru olduğuna karar verebilmek için öncelikle “hava aracı” tanımını yapmak gerekir. Hava aracı, hava yolu ulaşımında kullanılan araçlara verilen genel addır. Hava araçlarını, yerçekimi ivmesinden doğan ağırlıklarını dengeleyerek onları havada tutan kuvvetin kaynağına göre havadan hafif (statik) ve havadan ağır (dinamik) olarak ikiye ayırmak yerinde olacaktır. Balonlar ve Zeplinler statik hava araçlarına, uçaklar ve helikopterler ise dinamik hava araçlarına örnek olarak verilebilir.

Havadan hafif (statik) taşıtların havada kalışları Arşimet Kanunu ile açıklanabilir. Buna göre, hava içindeki bir cisim, işgal ettiği hacim kadar havanın ağırlığına eşit bir kuvvet ile aşağıdan yukarıya doğru itilir. Durgun akışkan tarafından üretilen bu kuvvete aerostatik kuvvet adı verilir. Hava içinde bir hacim işgal eden her cisim gibi uçaklar da aerostatik kuvvete maruz kalırlar. Ancak, ağırlıkları ile kıyaslandığında, bu kuvvetin şiddeti dikkate alınamayacak kadar küçüktür. Dolayısıyla, bir uçağın havada kalabilmesi için başka bir kuvvete ihtiyaç vardır.

Havadan ağır (dinamik) hava taşıtları profil adı verilen ve özel bir geometriye sahip taşıyıcı yüzeylerin etrafında oluşan aerodinamik kuvvet sayesinde havada tutunurlar. Havadan ağır bir cisim olan uçağın uçabilmesi için gerekli kuvvetin esas kaynağı kanat yüzeyleri üzerindeki hava akımıdır. Uçak hava içerisinde - ya da hava uçağın etrafında - hareket ederken, kanadın geometrisi sebebiyle yörüngesi değişen hava moleküllerinin neden olduğu reaksiyon kuvveti, uçağın havada tutunabilmesini sağlar.
 
Buraya kadar yapılan kısa açıklamadan sonra;
“Kaldırma Kuvveti” ifadesinin statik hava taşıtları için daha uygun olduğu açıktır. Zira, aerostatik kuvvetin altında yatan temel prensip Arşimet Kanunu’na dayanır, tıpkı suyun “kaldırma” kuvveti gibi: evreka!
 
Bu durumda;
Dinamik hava taşıtları için “kaldırma” yerine kullanılabilecek terim “taşıma” olmalıdır.

Sevgilerimle,
Dr. Evren ÖZŞAHİN 

Bu yazı 3800defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum