Dr.Kpt.Plt. M. Melih BAŞDEMİR

Dr.Kpt.Plt. M. Melih BAŞDEMİR

Pilotaj ve CRM

Anormal Durumu Önleme ve Anormal Durumdan Çıkış Eğitimi (Upset Prevention and Recovery Training)

06 Ağustos 2020 - 15:32

Anormal durumu önleme ve buradan çıkış eğitimi, uçuş eğitiminin en temel safhalarından en ileri safhalarına kadar yapılan ve uçuş emniyeti sağlamada en önemli yetkinliklerden biri olan flight path management-uçuş yolu yönetimi yetkinliğini kazandırmaya çalışan vazgeçilmez bir uçuş eğitimidir.

Uçuşa ilk başladığımız günlerden beri uçtuğumuz uçaklarda perdövitesten çıkma, virilden kurtarma, gözlerimizi kapatıp; uçuş öğretmenlerimizin uçağı anormal bir durumda bize vererek yaptırdıkları “hadi kurtar” eğitimleri hep bu anormal durumdan çıkış eğitimlerinin parçası olmuştu.

Bugün ise Anormal Durumdan Çıkış Eğitimi, Tehdit ve Hata Yönetimi (TVHY) (Threat and Error Management- TEM) ile zenginleştirilmeye çalışılan Uçuş Emniyeti'nin olmazsa olmazı olan bir yetkinliği olarak, belki de aynı “uçak kurtarma” anlayışının bir ürünü olmuştur.

Anormal Durumdan Çıkış Eğitimi ve TVHY (TEM):
TVHY konsepti, son yıllarda yapılan revizyonlar sonrasında hem ICAO hem de EASA eğitim programlarında bir zorunluluk olarak yer almaktadır. Uçuş emniyetinde zafiyet yaratabilecek, sonsuz ve öngörülemeyen tehdit ve buna bağlı olarak gelişen hata varken, bilinen senaryolar ile yapılacak eğitimlerle bu tehdit ve hataların yönetmeye çalışmanın uçuş emniyete pek katkısının olamayacağı aşikardır, bunun yerine her türlü ortamda meydana gelebilecek, önceden kestirilmesi zor olan tehdit ve hataları yönetmeye yönelik olarak yetkinlik kazandırma eğitimlerinin uçuş emniyetini sağlamada daha faydalı olacağı görülmektedir.

Daha önceki yazımızda da açıklamaya çalıştığımız bu temel yetkinliklerle TVHY anlayışı pekiştirilmekte ve her an olabilecek anormal bir durumdan çıkmaya yönelik olan gerekli manevraların yapılmasında sorun yaşanmayacaktır. Örnek olarak normal şartlarda flapların toplanması sağlanırken, özellikle ağır yük durumlarında yaşanabilecek ani türbülans ya da hava durumlarında süratin ani olarak düşmesine müdahalede gerekli olduğu durumlarda otopilottan çıkmada tereddüt yaşamayarak muhtemel bir anormal durum (süratin VLS’in altına düşmesi) engellenebilecektir.

Burada ana tehdit hava durumu, ağır yük ve yoğun iş yükü, muhtemel hatada flapların erken toplanması, istenmeyen uçak durumu -IUD (undesired aircraft state- UAS) ise süratin VLS’in altına düşmesi, buradan çıkış ise otopilotun uygun kumandayı verememesi sonrasında kaptanının manuel olarak uçağı IAD durumundan emniyetli duruma getirmesi olarak düşünülebilir. Buna benzer sonsuz sayıda üretilecek senaryolarla TEM konsepti eğitimlerde uygulanarak, uçuşun her anında pilotların anormal durumlarla karşılaşabilecekleri daha etkili bir şekilde anlatılabilecektir. 

Anormal Durumdan Çıkış Eğitimlerinde Geleneksel ve YTE (Yetkinlik Temelli Eğitim):
Genel olarak anormal durumdan çıkış bir airmanship=uçuculuk niteliği meselesidir. Yani uçuşun altın kurallarına hakim olan her pilot, asli görevinin uçağı emniyetli bir şekilde uçurmak olduğunu, otomasyonu yönetmek olduğunu, lövye ve gaz kolunun her zaman kendi kumandasında olduğunu bilerek gerektiğinde manuel uçuş da dahil olarak uçuşu yönetmesi gerektiğini bilir. Bu yaklaşımı, konvansiyonel eğitim anlayışı da sağlamaktadır, ancak YTE, belirlenen ana yetkinlikler ile bunu daha sistemsel hale getirmiştir.

Bu yetkinliklerin; 
TVHY ile kullanılarak anormal durumdan çıkılması eğitimi öncelikle uçağın anormal duruma girmesi engelleme, girdiği anda da uçağı kurtarma manevralarını hedef alır. TVHY ise sorunun aslında kaynağında tespit edilerek giderilmesini hedefler. TVHY anlayışında, çevreden, uçak sistemlerinden ve kurumsal politikalardan kaynaklanan tehditler bulunmaktadır.

Bu tehditler; 
İnsan faktörüyle birleşince hatalar oluşur ve uçağın istenmeyen uçak durumuna (İUD) [Undesired Aircraft State-UAS) girmesine sebep olurlar. Burada pilot kendi teknik ve teknik olmayan becerilerini - yetkinliklerini- kullanarak uçağın emniyetli olarak uçmasını sağlar, aksi durumda ise kaza ya da olay meydana gelir.

Bilindiği gibi;
TVHY’de çevresel şartlardan, uçak sistemlerinden ve insan davranışlarından kaynaklanan tehditler bulunmaktadır, bunlar iyi yönetilemezse hatalara sebep olurlar, sonrasında ise pilotlar teknik ve teknik olmayan becerilerini kullanarak uçağın emniyetli bölgede kalmasını sağlarlar.

Uçuş Disiplini:
Pilotluk mesleğinin en çok ayırt edici ve olmazsa olmazı şüphesiz uçuş disiplinidir. Uçuş disiplininde yaşanacak en küçük bir zafiyet yılların kazandırdığı deneyimin bir anda yok olmasına ve YTE temelli eğitimin çökmesine sebep olacaktır, çünkü yukarıda özetlenen ana yetkinlikler ancak sağlam bir uçuş disiplinini ile elde edilir ve sürdürülür. Disiplini sağlamak aslında standardizasyondan başlar. diğer bir ifadeyle, uçak dokümanlarına kayıtsız bir bağlılık, uçağa gelişten ayrılışa kadar olan sürede bu tutumu devam ettirme, uçuş disiplininin ve dolayısıyla emniyetinin sağlanmasında çok önemli bir rol oynayacaktır.

Şüphesiz;
Uçuş disiplini teknik olmayan becerilerin daha çok kullanılarak sağlandığı, teknik becerilerin bu doğrultuda geliştiği ve öngörülen yetkinliklerin sağlandığı bir kavramdır. Burada özellikle stresin kontrol altına alınarak anormal durumlarla karşılaşıldığında uçuş disiplinin korunmasına imkan sağlanır. Bu şekilde hazır bulunuşluluk bilinci artırılarak durumsal farkındalık sağlanmış olur. 

Uçuş Hattı Takibi (UHT):
UHT en basit anlamıyla uçağı her ortamda uçurarak, uçağın emniyetini sağlamak olarak algılanır, UHT sadece PM’in - TP (Takip Pilotu-TP) nin değil PF’in -UP (Uçuran Pilot) de görevidir. Çünkü bu bir ekip işidir, uçak iki pilot tarafından uçurulduğuna göre TP ve UP bu sorumluluğu paylaşmak durumundadırlar, aynı zamanda UP, uçağın kullanımını bazı şartlarda oto pilota devrettiğinden dolayı, otomasyonun da uçuş ekibi tarafından kontrol edilmesi gereklidir. UHT ile elde edilen yüksek durumsal farkındalık, tehditlerin farkına varılmasına, hataların giderilmesine ve oluşabilecek anormal durumdan çıkışta da önemli bir katkı sağlayacaktır. TP’nin durumsal farkındalığının iyi olduğu anlarda TVHY’ne olan katkısı daha fazla olabilir, özellikle gece uçuşlarında ya da kokpitte yoğunluk yaşanan anlarda UP ile uygun bir iletişim sağlayarak tavsiye et, iste, kumanda al zinciriyle uçağın anormal durum ya da İUD’da girmesine engel olur.

Anormal durumu önleme ve anormal durumdan çıkışta manuel uçuş yetenekleri de önemli bir yere sahip olmaktadır, kısmen yukarıda da bahsedildiği gibi pilotlar teknik ve teknik olmayan yetkinliklerini kullanarak uçağın İUD’dan çıkmasını sağlarlar, teknik becerilerin içinde otomasyonu kullanmakla birlikte uçağın manuel olarak kullanımı önemlidir.

Bilindiği gibi;
Otomasyonun uçuş emniyetini sağlayamadığı durumlarda pilotun hiç çekinmeden ilk uçuşa başladığı günlerdeki gibi uçağını manuel olarak uçurma kabiliyetini koruması gerekmektedir. Manuel uçuş, bir eğitim ve meleke işidir, bunun için gerek simülatör gerekse de hat uçuşlarında eğitim maksatlı olarak manuel uçuş yapılmalı, alçalma ve tırmanışlar ve alet yaklaşmaları (ILS, VOR, NDB) manuel (raw data) olarak planlanmalıdır, manuel uçuş yetkinliğinin azalması, manuel uçuş yetkinliğinin gerekli olduğu durumlarda, uçuş emniyetini sağlamada sorunlar çıkarabilecektir.

Sonuç olarak; 
Anormal durumdan korunma ve buradan kurtulma eğitimi, gerçek uçuşta meydana gelebilecek uçuş emniyeti sorunlarını gidermede önemli bir eğitimdir, buradaki TVHY zinciri iyi işletilerek mevcut tehdit ve buradan kaynaklanacak hatalar kapsamlı bir şekilde irdelenmeli, uçuş brifinglerine ithal edilmeli ve gerekli görüldüğü durumlarda manuel uçuş yapmaktan çekinilmemelidir. Özellikle YTE temelli eğitimlerle bu anlayış desteklenmelidir.

 Dr.Kpt.Plt. M. Melih Başdemir


 

Bu yazı 1355defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum