Heja Nur ÖZTÜRK AŞAR

Heja Nur ÖZTÜRK AŞAR

Hava Taşımacılığı ve Havaalanı Yönetimi

Covid-19 Sürecindeki Hava Yolculuğu Kaygıları

28 Temmuz 2020 - 18:23

Peki yolcuların kaygıları giderilebilir mi?



Yolcuların büyük çoğunluğu elbette salgın nedeniyle bu dönemde gerçekleştirmeyi istedikleri yolculukları için kaygılılar ve kendilerini Covid-19’dan korumak adına çeşitli önlemler alıyorlar. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, IATA, tarafından 11 ülkede Haziran 2020’de yapılmış olan halk görüşü araştırması, yolcuların, havayolu ulaşımını tercih etmeye niyetli olduklarını, ancak yolculuk sırasında Covid-19 bulaşma riski kaynaklı kaygıların daha ağır basması nedeniyle hava yolculuğuna cesaret edemediklerini gösterdi. Havayolları, şimdi yolcuların uçma isteğini baltalayan bu kaygıları bertaraf etme arayışındalar.

Yapılan araştırma gösteriyor ki; 
Yolcuların %77’si günlük hayatta Covid-19’dan korunmak için ellerini daha sıklıkla yıkarken, %71’i toplantılara katılmayı reddediyor ve %67’si kamuya açık alanlarda maske kullanmayı tercih ediyor. Bahse konu araştırmaya katılan kişilerin %58’i havayolu seyahatinden kaçınırlarken, bu kişilerin %33 malum kaygılar nedeniyle gelecekte de havayolunu  kullanmaktan kaçınacaklarını belirtiyorlar.

Peki bu kaygılar tam olarak yolculuğun hangi sürecinde?
IATA tarafından gerçekleştirilen araştırma sonucunda, yolcuların hava yolculuğu esnasında en çok kaygılandıkları ilk üç süreç aşağıdaki şekilde sıralanmış durumdadır.
 
Hava Alanında:

  • 1. Apronda uçağa giderken kalabalık bir otobüse binmek, (%59).
  • 2. Check-in / Güvenlik/ Boarding ya da Pasaport kuyruklarında beklemek, (%42).
  • 3. Havaalanı tuvalet/lavabo kullanımı, (%38).
 
Uçakta:
  • 1. Enfekte birinin yanına oturmak. (%65)
  • 2. Tuvalet/Lavabo kullanımı. (%42)
  • 3. Uçaktaki havayı solumak. (%37)
 
Yolcuların talep ettiği önlemler neler?
Yolculardan, uçuş seyahati sırasında kendilerini daha güvende hissedecekleri en önemli üç önlemi sıralamaları istendiğinde; %37’si kalkış istasyonunda Covid-19 taramasını işaret ederken, %34’ü maske kullanımının zorunlu olması konusuna katıldıklarını ve %33’ü ise uçak içinde sosyal mesafenin korunması gerektiği konularını en önemli üç önlem olarak belirledi.

Yolcuların ayrıca bahse konu anket çalışmalarında uçuş seyahatlerinin güvenli geçmesi için gereken önlemleri almada rol oynamaya gönüllü oldukları da görüldü.
 
Bu önlemler ise;
  1. Ateş ölçme testleri (%43)
  2. Uçuş sırasında maske kullanımı (%42)
  3. Online Check-in (%40)
  4. Uçuş öncesi Covid-19 testi uygulaması (%39)
  5. Koltuklarının dezenfekte edilmesi (%38)
 
Peki bu kaygılar giderilebilir mi?
 Yapılan anket açıkça gösteriyor ki yolcular Covid-19 nedeniyle oldukça endişeli, ama bunun yanı sıra basit önlemlerle bu kaygıların önüne geçilebilir. Bu nedenle, yolcuların havayolu seyahatini tercih etmeleri ve hava yolculuğuna duyulan eski güvenin yeniden sağlanabilmesi için havacılık endüstrisinin yolcu talepleri uyarınca kaygı giderici önlemleri arttırarak uygulaması gerekmektedir. Bu aşama sonrası alınan tedbirler kapsamında yolcuların kabin içi ve havaalanı süreçlerinin hijyenik koşulları ile ilgili alınmış önlemler öncesi ve sonrası daha net bilgilendirilmeleri de elzem.

Yolcuların uçak içi kaygıları arasında olan kabin içi hava kalitesi konusunda anket yapılan yolculardan %57’si kabin içi hava kalitesinin tehlikeli düzeyde olduğuna inanırken, gereken bilgilendirmeler sayesinde %55’inin kabin içi hava kalitesinin ameliyathane içi hava kalitesi kadar yüksek olduğunu anladıkları görülmüştür.

Zira; 
Modern uçak tiplerindeki hava kalitesi bir çok kapalı ortam hava kalitesinden çok daha yüksek olup, seyahatlerde kabin içinde her 2-3 dakikada bir temiz hava değişimi yapılırken bir çok ofis binasında bu sıklık 2-3 saatte bir yapılmaktadır. Hatta kabin içi hava filtreleme sistemi, HEPA (High Efficiency Particulate Air), havadaki mikrop ve virüsleri % 99,9 oranında temizleyebilmektedir ki buna Koronavirüs de dahildir.

Bir diğer büyük kaygı nedeni ise; 
Kabin içinde sosyal mesafenin korunamaması konusudur. Hükümetlerin genel kararı olan sosyal mesafenin korunamadığı toplu taşıma araçlarında maske kullanımı zorunluluğu, hava yolu taşımasında da alınmış olan kesin kurallar arasına bulunuyor. Ancak, uçak içinde virüs yayılımını doğal yoldan engelleyen bariyerleri de göz ardı etmemek gerekli; zira bu doğal bariyerlerden biri, kabin içinde yakın mesafede oturan yolcuların arasında tavandan yere doğru uygulanan yoğun hava akımı, bu akım kabin içinde virüsün ileriye ve geriye doğru yayılımını azaltmakta olup, yolcular arasında görünmez bir duvar oluşturuyor. Bir diğer doğal bariyer ise, ileriye doğru bakan koltuk dizilimi sayesinde yüz-yüze konumlanmanın olmaması ve ayrıca yolcuların kabin içi hareketlerinin de kısıtlı olması.

ICAO (International Civil Aviation Organization), FAA (US Federal Aviation Administration), EASA (European Union Aviation Safety Agency) gibi yüksek havacılık otoriteleri tarafından sosyal mesafenin uçak içinde korunması tedbirine gereksinimin bulunmadığı konusunda mutabakat sağlanmıştır.  

Zira;
Bahse konu kabin için hava dolaşım sistemindeki anti-virüs filtreleri gibi doğal korumaların, yolculuğun havaalanı süreçlerindeki gerekli hijyen prosedürlerinde yapılan düzenlemelerin ve ilgili kontrollerin de sıkı uygulanması ile, havayolu ulaşımı, diğer toplu ulaşım araçları içinde, yine bu dönemde de en güvenli ulaşım yolu tercihi niteliğindedir.
 
Sevgilerimle,
Heja Nur Öztürk AŞAR     

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum