Özgür YUMAKOĞULLARI

Özgür YUMAKOĞULLARI

Hava Aracı Teknik ve Bakım Süreçleri, Havaalanı Operasyon Yönetimi, Havacılıkta Güncel Olaylar

Havacılıkta Covid-19 Sürecinin Çalışanlara Direk Etkisi ve Alınabilecek Önlemler

04 Ekim 2020 - 16:09

Havacılık sektöründe sene başından beri pandemi nedeniyle oluşan negatif etkiden kurtulma çarelerini ararken öncelikle yolcular, taşıtlar ve çalışanlar olmak üzere havacılık sektöründeki 3 ana elemanda yarattığı etkiyi analiz etmemiz gerektiğinden 26 Temmuz 2020 tarihindeki yazımda bahsetmiştim. Bu başlıklardan yolculara direk etkisini 12 Ağustos 2020 tarihli ve taşıtlara direk etkisini 06 Eylül 2020 tarihli yazılarda incelemiştik.

Bu yazıda üçüncü ve son başlık olan çalışanlara direk etkisi ve alınabilecek önlemleri incelemeye çalışacağım.

Hava yolu taşımacılığı hem işgücü bakımından hem de birbirine bağlı dinamik döngüsü açısından çalışan insanın olmazsa olmaz olduğu bir yapıdadır. Bir noktadan diğer noktaya hava yoluyla yapılan ulaşım sürecinde her adımda farklı uzmanlık gerektiren profesyonel kişilere ihtiyaç duyulduğundan, bu kişilerin pandemi kaynaklı sağlık sorunları yaşayarak işe gelememeleri, yayılımı önleyici resmi tedbirler veya şirketlerin yaşadığı ekonomik darboğaz nedeniyle işe getirilmemeleri, temininde güçlük çekilen bu uzmanların yaptıkları işlerin süreçlerinde aksamalara sebep olacaktır. İlk aylarda zaten uçuşlar durma noktasına geldiğinden bu aksamalar tüm operasyon içinde fark edilmemiş olabilir. Gün geçtikçe sağlık nedeniyle işe gelemeyen veya iş akdi sona erdirildiği/izine çıkarıldığı için süreç dışında kalan personel sayısı artarak gitmesine rağmen şirketler ayakta kalabilmek için sefer sayılarını arttırmak zorunda kalacaklardır. Artan sefer sayısını azalan çalışan sayısı karşılayamaz hale geldiğinde yaşanacak operasyonel krizin bu süreci yönetemeyen havayollarına çok ciddi sorunlar yaşatacağı aşikardır.
 
Diğer başlıklarda olduğu gibi çalışanlar açısından da pandemi sürecini 4 ana başlıkta inceleyebiliriz.
 
Yolcuyla direk veya dolaylı temaslı çalışanların sağlık durumlarının kontrol altında tutulması:
Pilot, teknisyen, kabin/yolcu hizmetleri/ikram memuru gibi yolcuyla direk veya dolaylı temaslı çalışanların sağlık durumlarının sürekli kontrol altında tutulması havayolu şirketinin doğru sefer planlaması yapabilmesi için elzemdir. Ancak bunu yapmak çok kolay olmayacaktır. Ücretsiz izin yöntemi kullanan şirketlerin elinin altında çok sayıda çalışan olmasına rağmen insanların dışarıdaki hayatını kontrol etmesi neredeyse imkansızdır. Farklı bir yöntemle personel azaltma yoluna giden şirketlerin elinde ise hastalığa yakalanma riskini tahmin edemediği sınırlı sayıda personel olacaktır. Güvenilir test yöntemlerinin sonucunun ortalama 24 saat sonra alındığı düşünülürse her pilot ve kabin memuruna uçacakları her seferden önce ve yerde çalışan diğer personele her işe gelişinden önce test yapılma imkânı da şimdilik bulunmadığından şirketler operasyon yaptıkları ülkelerin sağlık birimlerinin aldığı genel önlemlerle durumu idare etmeye çalışıyorlar. Dakikalar sonra sonuç verebilen test yöntemleri üzerinde birçok tıbbi çalışma yapılıyor. Bu çalışmalar kısa zamanda sonuç verirse belki de her havayolu çalışanı artık işyerine girişte test yaptırarak girmek zorunda kalacak.
 
Çalışanların durumunun getireceği olumsuz insan faktörleri riski nedeniyle reel önlemler alınması:
Son yıllarda geçmişte yaşanan kazaların analizlerinin sonucu olarak ortaya çıkan ve otoritelerin zorunlu kurallarına göre her havayolu çalışanın düzenli olarak almak zorunda olduğu havacılıkta insan faktörlerinin yarattığı riskler konusunun da pandemi bağlamında tekrar ele alınması gerektiği kanaatindeyim. Şöyle ki, sektörel daralma ile iş garantisi riske giren, geliri düşen veya ailevi negatif süreçler yaşayan çalışanların durumunun getireceği olumsuz insan faktörleri riskinin ciddi olarak analiz edilmesi ve bu konuda reel önlemler alınması gerekmektedir. Birçok çalışan bulaş riskinden dolayı sağlık çalışanları gibi evlerinde kendilerini izole etmeye çalışıyor, çoğunun şirketi  tarafından uygulanan ücret politikaları nedeniyle geliri düşmüş durumda veya aralarında yakın akrabaları hastanede olanlar var. Terminal içinde alınan genel önlemlerin birçoğu alan darlığı nedeniyle uçak içinde maalesef pratik olarak uygulama imkânı yok.  Örneğin kokpitteki pilotların kendi aralarında, kabindeki memurların yolcularla sosyal mesafe kuralını uygulama imkanları bulunmuyor. Aynı şekilde uçağın bakımını veya arızasını yapan teknik personelin de tek tek çalışma şansları bulunmuyor. Özellikle hatasız çalışmak zorunda olan ileri düzey uzmanlık gerektiren birimlerde pandeminin getirdiği negatif etkiler hata riskini arttırmakta ve şirketlerin bu konuda yaratıcı tedbirler alması gerektiğini ön plana çıkarmaktadır.
 
Personel azaltma yönteminin çalışanlarda ve toplumda oluşturacağı psikozun etkileri:
Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hemen hemen tüm havayolu firmaları nakit akışının bozulması nedeniyle çalışan sayısını azaltmaya mecbur kalırlarsa nasıl bir yol izleyeceklerinin planlarını yapmaya çalışıyor. Bazı ülkelerde bayrak taşıyıcı havayolu firmaları bile personel sayısında azaltma yoluna başvurmuş durumda. Bir havayolunun binlerce çalışanını işten çıkarılması aileleriyle birlikte on binlerce insanın olumsuz etkilenmesi ve havacılığı besleyen sektörleri de göz önünde bulundurursak toplumda genel bir demoralizasyon ve güvensizlik ortamı oluşmasına neden olacaktır. Bu durum günümüzde oldukça düşük oranlarda seyreden yolcunun uçak yolculuğuna olan güven endeksini negatif etkileyecek ve uzun vadede ilgili havayolunun da daha fazla yolcu kaybetmesi demek olacaktır. Yönetim mekanizmalarının genelde maliyet düşürücü tek enstrüman olarak gördüğü personel azaltma yönteminin çalışanlarda ve toplumda oluşturacağı psikozun yukarıdaki zincirleme etkisi nedeniyle güven konusunda hassas olan havacılık sektöründe ileriyi düşünen birçok firma işten çıkarmayı son seçenek olarak masada bekletmektedir.
 
Çalışanın veriminin düşmesi nedeniyle yerde ve havada operasyon sürecinin zorlaşması:
Nihayetinde her ne kadar yaptıkları işler ileri uzmanlık ve özel yetenek gerektiren işler olmasına rağmen havayolu bünyesindeki nitelikli işlerle uğraşan kişiler de sizin bizim gibi insanlardan oluştuğundan alınan sağlık tedbirleri, ekonomik sıkıntılar ve psikolojik durum doğal olarak iş verimini düşürecektir. Bu durum yerde turn-around süresinin uzatacak, havada operasyon süreçlerini zorlaştıracaktır. Uçuşların az olduğu bu günlerde verimin düşmesi ciddi bir problem gibi görülmese de zamanla etkisi gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır. Bu durumun süreci daha da çıkmaza sokmaması hava yolundaki yönetimsel bakış açısına bağlı olacaktır.
 
Sonuç olarak;
Bir hizmet sektörü olan hava yolu taşımacılığında çalışanlar sektörün en temel yapıtaşıdır. Her ne kadar otomasyon içeren teknolojiler hızla gelişse de özel uzmanlık gerektiren süreçlerde çalışanlar sayı ve kalite bakımından yeterli olmak zorundadır. Yolcu internetten biletini alabilir, self check-in yapabilir, bagajını makinaya teslim edebilir, köprüden direk uçağa yürüyerek gidebilir ancak en azından uçağı kullanacak pilot, arızası ve bakımını yapacak teknisyen, acil durumda yolculara yardım edecek kabin memuru, kalkış inişini sağlayacak hava trafik kontrolörü mutlaka gereklidir. Bunların dışında süreçte insanın olmazsa olmaz olduğu birçok nokta vardır.         

Atamız Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye verdiği “insanı yaşat ki devlet yaşasın” nasihatinin düsturuyla havacılık sektöründeki bakış açısı da “çalışanı yaşat ki uçaklar uçsun” olmalıdır.
 
Böylelikle;
Covid-19 un yoğun bakıma soktuğu havacılık sektöründe nasıl olsa bağışıklık kazanıldığında salgın biter biz de hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkar yürürüz felsefesinin yerine ne gibi önlemler alınırsa kalıcı hasar almadan karantinadan çıkarız sorusuna yolcular, taşıtlar ve çalışanlar açısından bakarak cevaplar aradığımız yazı dizisini tamamlamış olduk. İnsanoğlu her yaşadığı felaketten çıkardığı derslerle gelişerek bu günlere geldi. Tez zamanda tüm insanlığın bu küresel felaketten kurtulması ve havacılık camiasının eski günlerine bir an önce dönmesini canı gönülden diliyorum.

Sözlerimi Kanuni Sultan Süleyman’ın Zigetvar Kalesi alınırken hasta yatağında söylediği aşağıdaki mısralarla bitirirken sağlıkla ve umutla kalınız diyorum.
 
“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi..”
 
 
Sevgilerimle,
Özgür YUMAKOĞULLARI
 
26 Temmuz 2020 tarihinde yayınlanan ana yazımızın linki:
https://www.pennaaero.com/yazarlar/ozgur-yumakogullari/covid-19-asisi-bulundugunda-havaciligi-yogun-bakimdan-cikarabilecek-mi/31/
12 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanan devam yazımızın linki:
https://www.pennaaero.com/yazarlar/ozgur-yumakogullari/havacilikta-covid-19-surecinin-yolculara-direk-etkisi-ve-alinabilecek-onlemler/56/
06 Eylül 2020 tarihinde yayınlanan devam yazımızın linki:
https://www.pennaaero.com/yazarlar/ozgur-yumakogullari/havacilikta-covid-19-surecinin-tasitlara-direk-etkisi-ve-alinabilecek-onlemler/69/
 
 

Bu yazı 7954defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • C. Ufuk Öksüm
    3 hafta önce
    Gündem ve gündemin ana başlığı olan Pandemi sürecinin nihayetlenmesi sonucunda karşımıza çıkacak olan muhtemel sorunlar hakkında oldukça reel bir yazı olmuş. Yazıda da belirtildiği gibi Pandemi açısından bugün için alınması gereken önlemler insan faktörü göz önünde bulundurularak tabiki alınmalı ancak sadece günü kurtarmak adına değil gelecekteki muhtemel sorunları da önleyecek şekilde adımlar atılmalı. Kaleminize sağlık.
  • ÖY
    3 hafta önce
    Teşekkür ederim Ufuk Bey. Uzun olacağı anlaşılan bu süreçte oluşabilecek darboğazları bugünden kestirip önlemini almak herkesin yararına olacaktır.