Uzm. Psk. Asude GEREDE

Uzm. Psk. Asude GEREDE

Havacılık Psikolojisi, CRM, Havacılıkta Kişisel Gelişim

Hangi Havayolu Şirketi Hayatta Kalacak?

04 Ekim 2020 - 18:00

Hatırlar mısınız..?
Covid-19 öncesinde havacılık endüstrisinin en büyük endişesi büyüyen sektörde önümüzdeki yıllar için yeterli sayıda pilot bulamamaktı. Pilot ve uçuşu destekleyen diğer personelin sektöre nasıl kazandırılması gerektiği konusunda sayısız makaleler, haberler yazıldı, panel ve konferanslar oldu.

ICAO Genel Sekreteri 2017 yılın sonlarında “2036 yılına kadar, küresel olarak, en az 620.000 pilota ihtiyaç duyulacağını ve bu pilotların yaklaşık %80’inin henüz uçmayan yeni pilotlar olacağını” belirtiyordu.
 
 “Ne güzel günlerdi! “ diyebilir miyiz acaba?
IATA yakın zaman önce 2019 ticari uçuş sayılarına 2024 yılına kadar dönülemeyeceğinin öngörüldüğünü açıkladı.

Ticari havayollarının eski güzel günlerine kavuşmasını bekleme süreci daha ne kadar tatsız tecrübeye ve daha önce hiç öngörülmemiş hangi koşullara gebe acaba?

Bunu tahmin etmek zor ancak havacılık sektörü profesyonelleri ve havayolu şirketlerinin günü kurtarmanın ötesinde proaktif olup “gelecekte hayatta kalmak için”  tedbir alıyorlardır diye umuyorum.

Bugün, aslında herkes tarafından bilinen, farklı ortamlarda konuşulan ve benim de aklımda olan bazı soruları ve görüşleri paylaşmak istedim.
 
Açığa alınan, işten çıkarılan/el çektirilen pilotları daha neler bekliyor?
Evde oturup bu süreç daha çabuk geçsin diye umut mu edecekler?

Düşen veya kaybedilen gelir göz önüne alındığında bu pek olası görülmüyor. Süreç uzadıkça, pek çok kişinin pilotluk mesleğinin barındırdığı yetkinliklerini öne çıkararak iş arayışında olduğu görüyoruz. LinkedIn’e bakın… “Yetkin pilot” özelliklerini detaylandırarak farklı alanlarda iş arayan pek çok pilot görmeniz mümkün…
 
Yeni bir kariyer çizmek zorunda kalan pilotların kaç tanesi uçuşa geri dönecek?
 “Normal”e dönüş olduğunda bu pilotların kaç tanesi uçuş için hazır olacak? Kaç tanesi kendine aynı özeni gösterip “uçuşa elverişliliğini” muhafaza edebilmiş olacak? SIM, tip eğitimi vb. eğitimler hangi ara uygun bir şekilde planlanıp icra edilecek?

Havacılık sektörü aldığı yaraları sarmak için yeni koşullar öne sürdüğünde kaç tanesi kendi şirketine geri dönecek? Yeni koşulları uygun görmediği için şirketine dönmeyen pilotların açığı nasıl yönetilecek?

Kriz sürecini iyi yönetemeyen şirketlerin politikaları nedeniyle küstürülen, aidiyet hissini kaybeden, geri dönmek istemeyen pilotların eksikliği nasıl kapanacak?
 
“Eli mahkûm döner” diyen mi var?
Organizasyon kültürü, güven, motivasyon …. uçuş emniyeti ne olacak? Üç tekerlekli bisiklet kullanmıyor pilotlar.

Normale dönüş için öne sürülen bu 3-4 senelik süre dahilinde, şirketler tarafından, bünyelerinde kalan pilotların olası emeklilik durumu, istifa olasılıkları, uçuş eğitim düzeyleri vb. değişkenlerin incelenmesi endüstri normale döndüğünde gerekli olan “uçuşa elverişli ve eğitimi tam” kaç pilota sahip olabileceğinin görülmesi açısından öncelikli olarak önem taşımaktadır.

Hangi havayolu şirketi, normale dönülmesi için gerekli koşullar sağlandığında, yoğun uçuşlara geri dönüleceğinde o uçuşları yapabilecek yeterli kalifiye pilota sahip olmamayı göze alabilir?

Cadet, öğrenci pilot yetiştirilmesine ara verilmeden devam edilmesi elzemdir. Eli böğründe bekleyen bir çok pilot adayımız var. COVID-19 öncesinde var olan ve var olmaya devam edecek olan pilot açığını bu yeni nesil karşılayacaktır.

Kriz zamanı şirket dışına itilen veya ayrılan pilotlar normale dönüş hızlandığında “havada kapışılacak” tabiri caiz ise… Ayrılan/açıkta bekleyen uçucular ile düzenli, sağlıklı iletişim kurulmalı ve sürdürülmelidir. Geriye dönmeye isteklilik durumları değerlendirilmeli; geri dönüşe uygunlukları, ne zaman dönebilecekleri, aktif uçuşa ne zaman uygun olabilecekleri vb. unsurlar incelenerek sadece A değil  B, C ve hatta D planları yapılmalıdır.

Beklemede olan veya aktif ancak yeterli saat uçmayan pilotlar simülatör eğitimleri ile desteklenmelidir.

Endüstri normale dönmeye başlayıp hamle yaptığında, uçuş sayıları arttığında, tekrar aktif göreve başlayacak olan pilotların yetkinliği ve uçuşa elverişliliğinden emin olunmalı, yasal olarak bu süreç yakından takip edilerek, incelenmeli ve şirket politikaları, uygulama usulleri, çalışma şartları sıkı gözlem altında tutulmalıdır. Uçuş emniyetinden hiçbir şekilde taviz verilmemesi sağlanmalıdır.

“Tecrübe” ne kadar kıymetli söylemeye bile gerek yok. Her şey normale döndüğünde yaş haddi, sağlık veya başka nedenlerle uçuşa elverişli olamayan tecrübeli pilotların eğitmen, danışman olarak bünyede tutulması sağlanmalıdır.

Bu süreç sonunda rekabet çok yüksek olacak;
Proaktif, çözüme yönelik, işevuruk önlem ile usulleri izleyen şirketler yaralarını kolaylıkla saracaklardır ve “şu anda bünyesindeki pilotlara ve eğitim gören pilot adaylarına maddi-manevi olarak yatırım yapan, destekleyen havayolu şirketleri hayatta kalacaktır.”
 
“Invest in people and survive”

Sevgilerimle, 
Uzm. Psk. Asude GEREDE 
 

Bu yazı 7534defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum